Kayıtlar

Temmuz, 2021 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Savaş materyali

Bir kavga vardı sokakta Babamın beni uzak tutmaya çalıştığı Sokakta bir enkaz altından ölmüştü yabancı bir dost Bir dostun elinde savaş materyali Dostu İkna edemedim beyazlığa Karşımda durdu Gözler yaşamaktan kızarmış Çamura bulanmıştı çehresi Elleri kocaman yarıklı Ve bana düşmandı Oysa ki ben karşıtlığın karşısıydım Geceleri şehir şehir dolaşıp kelimeler dağıtırdım oysaki Ve zemheri ayında partizanca bir eylem başlar yine Yine gözaltılar ve uzun süre konuşulacak kovuşturmalar Ben ise gece yolculuğuma devam ederdim Ürkütücüydü yabancı dost Elinden bırakmadığı savaş materyali Ama ben yolcuydum duraksız Dosta kin kinde ben Bende kelimeler Ve yabancıda savaş materyali

Han duvarları

Üstüme, üstüme han duvarları. Bedenim sıkışır gök kubbe altında. Yüreğim genişleyen en karmaşık mekanizmadır. Söyleyebilirim en absürt şiirimi sana, okuyabilirim kulağına fısıldayarak. Ama izin kağıdını sen alırsan zaptiye memurlarından. Ve suçumu üstlenirsen üstüne. Cesur bir kimse değilim. Bahaneleri perdeledim çoğu zaman. Çoğu zaman açılamadım aşıklarıma. Bu içimde bir hançerdir hala. Ve hala hüznünü yaşarım yaşayamadıklarımın. Her gece kabuslarla uyanırım. Bu yüzden uykuya karşı derin bir özlem besledim. Ve bu yüzdendir ki ölüm benim için yeşeren bir ezgidir. Ve meydanlarda okunan bir manifesto. Geçmişin katran taşıyan katırlarından. İnsan cesetleri topladım tırnaklarımla. Saç teli inceliği insan ilişkilerindeki topluma sırtımı döndüm. Değişmemi isteyemezdi hiç bir dayatma. Hiç bir feodal yönetim güvercin yuvama ağ atamazdı. Olur iş değil. Üstüme üstüme han duvarları. Nefesimi keser han duvarları. Dağ gibi aşılmaz bulvarları.